Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/11133 E. 2015/14288 K. 08/09/2015 T. 

“İçtihat Metni”

… Başkanlığı adına Av. … ile … arasındaki dava hakkında … İş Mahkemesinden verilen 20.09.2013 günlü ve 2012/395-2013/316 sayılı hükmün, davacı avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davalı …’ın sigortalıyı kasten öldürmek suçundan … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilerek kesinleşen 03.07.2003 tarih ve 2003/172 esas ve 2003/132 karar sayılı mahkumiyet kararı ile 18 yıl 12 ay 14 gün hapis cezası aldığı ve kendisine …’ın vasi olarak atandığı halde; Mahkemece verilen 20.09.2013 tarihli kararın davalı asile tebliğe çıkarıldığı ve asil tarafından süresinde temyiz edildiği, Mahkemesince harç ve giderlerin yatırılmasına ilişkin olarak gönderilen muhtıraya rağmen süresinde eksiklik tamamlanmadığından temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek karar verilerek 14.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde ek kararın temyiz edildiği anlaşılmış, Dairemiz tarafından verilen 20.01.2015 tarih 2014/5566 esas ve 2015/807 karar sayılı geri çevirme kararı ile vesayet altında bulunan davalı hakkında yapılan usulü işlemlerin geçerli olmaması nedeniyle, davalının halen vesayet altında olup olmadığı belirlenerek, gerekçeli kararın vasiye tebliği ile temyiz süresinin işletilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.

Geri çevirme sonrası Mahkemece yapılan araştırma soncunda; davalının 17.02.2015 tarihinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle salıverildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, vesayetin ortadan kalkması ile, birlikte davalı asilin 18.12.2013 tarihli temyiz iradesinin kendiliğinden geçerli hale geldiğinin kabulü gerekmekte olup, temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması bakımından; 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun geçici 3. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz eden davalıya yöntemince ve yazılı olarak bildirilmesi gerekmekte olup, ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekmektedir.
Süresinde temyiz harç ve giderleri yatırılmazsa; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse davalı asile tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan iade edilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.