İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

8. İDARİ DAVA DAİRESİ

Esas Numarası: 2017/463

Karar Numarası: 2017/938

Karar Tarihi: 06.06.2017

Özeti: Kadının geçirdiği sezeryan ameliyatı sonrası yara yerinde meydana gelen ağrı nedeniyle hastaneye başvurduğu, başvuru üzerine antibiyotik tedavisi ile birlikte yaranın pansumanının düzenli aralıklarla yapılarak kadının taburcu edildiği, kontrol için yapılan başvuruda ise sezeryan ameliyatına ilişkin yaranın bulunduğu kısmın altında yabancı bir cismin bulunduğu tespit edilerek kadının ameliyata alındığı anlaşılmaktadır. Yara altında kare gazlı bez çıkarıldığı ancak cilt altında bulunan gazlı bezin sezeryan ameliyatı esnasında mı cilt altında unutulduğu veya ameliyat sonrası yapılan açık yara pansumanları esnasında mı vücutta yer edindiğinin kesin olarak tespit edilemediği ancak gazlı bezin ilgili hastanenin müdahaleleri esnasında vücutta yer edindiğinin tartışmasız olduğu anlaşılmaktadır. Kadının Üniversite Hastanesi’nde geçirdiği operasyonlar sonrası vücudunda kare gazlı bezin herhangi bir şekilde yer edinmesinde şahıs bazında sorumlu olanlar net olarak tespit edilemese dahi, idarece yürütülen hizmette kusur bulunduğu, hizmetin gerektiği gibi işlemediği açıktır. Yeni doğum yapan bebeğini emzirme konusunda sıkıntılar yaşayan kadının duyduğu elem ve ızdırap hem anne olarak bebeğine karşı yükümlülüklerini yerine getirememek hem de birey olarak vücuduna yapılan olumsuz müdahale nedeniyle duyduğu acıdan kaynaklanmakta olup, manevi zararın taktirinde, hükmedilecek parasal miktarının zenginleşme aracı olmasının önüne geçilmekle birlikte kamu hizmetini yürüten kurumun da kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesi konusunda teşvik edici olması gerekmektedir. Manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte kadına ödenmesi gerekmektedir.

İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 27.11.2010 tarihinde Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’nde geçirdiği cerrahi operasyonda (sezeryan ameliyatı) doktorların ve hastane personelinin kusuru sebebiyle cilt altında unutulan kare gazlı bezden kaynaklı olarak uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00-TL manevi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; davacı hastanın Bursa Uludağ Üniversite Hastanesi’nde geçirdiği operasyonlar sonrası vücudunda yabancı cismin (kare gazlı bez) herhangi bir şekilde yer edinmesinde şahıs bazında sorumlu olanlar net olarak tespit edilemese dahi, davalı idarece yürütülen hizmette kusur bulunduğu, hizmetin gerektiği gibi işlemediği aşikar olduğundan ve vücutta kalan cisim sebebiyle davacının manen zarara uğradığı anlaşıldığından 10.000-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (07.10.2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Bursa 3. İdare Mahkemesi’nce verilen 28/12/2016 tarih ve E:2015/1476, K:2016/1828 sayılı karara, davacı tarafından, davalı idare savunmasının gerçeği yansıtmadığı, hasta karnındaki gazlı bezin birinci ameliyat sırasında unutulduğunun açık olduğu, hizmetin eksik ve hatalı işlemesi sonucu, davacının duyduğu elem ve ızdırap karşılığı olarak istenilen tazminat miktarının fazla olmadığı nedeniyle istinaf yoluyla incelenerek talep edilen tazminat miktarının tamamının hükmedilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasının istenildiği davalı idarece; davacıya yapılan ilk operasyonda davacının karnında gazlı bez kalma ihtimalinin bulunmadığı, hastanın ikinci yatışında antibiyotik tedavisi ve açık yara pansumanı yapılması sırasında, açık yara pansumanı sayıma tabi olmayan hasta başı uygulama olduğundan bu sırada hasta karnında kaldığı, bu durumun bir malpraktis olmadığı kendilerine izafe edilecek bir kusur bulunmadığından, tazmini gerektirir bir zararında olmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemidir.

DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

MÜDAHİL SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi’nce gereği görüşüldü:

Dava; davacının 27.11.2010 tarihinde Bursa Uludağ Üniversite Hastanesi’nde geçirdiği cerrahi operasyonda (sezeryan ameliyatı) doktorların ve hastane personelinin kusuru sebebiyle cilt altında unutulan kare gazlı bezden kaynaklı olarak uğranıldığı ileri sürülen 100.000,00-TL manevi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle iptali istemiyle açılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; gebelik süresi sona eren ve 26.11.2010 tarihinde saat 9.00 da davalı Üniversite hastanesine yatan davacıya suni sancı verilmesine rağmen doğumun 27.11.2010 tarihi saat 22.00 ye kadar gerçekleşmemesi nedeniyle, ameliyata alınarak sezeryanla bebeğin alındığı ancak bebeğin anne karnında kendi dışkısını yuttuğu ve yoğun bakıma alınması gerektiği nedeniyle, ……. Çocuk Hastanesi yoğun bakım servisine alındığı, davacının ameliyattan bir gün sonra taburcu edildiği, taburcu olduktan sonra ağrılarının devam etmesi üzerine tekrar aynı hastaneye yatışının sağlandığı, antibiyotik tedavisine başlandığı ve taburcu edilmesinden sonra da doktorunun tavsiyesiyle antibiyotik kullandığı, sonrasında kontrol için başvurduğunda ise sezeryan bölgesinde apse olduğu söylenerek ameliyata alınacağının kendisine bildirildiği, yapılan yüzeysel doku ultrasonografisinde muhtemel tanı olarak cilt altında yabancı cisim varlığının tespitine müteakiben ameliyata alınarak söz konusu yara altında bir adet steril kare gazlı bezin çıkarıldığı, fakat gerçekleştirilen son ameliyattan sonra da ağrılarının tam olarak geçmemesi üzerine, özel bir hastanede yapılan muayenede, karın kaslarından kaynaklandığı belirtilen ağrılar için ilaç tedavisi başlandığı, davacı tarafından 30.03.2015 tarihinde aldığı tedaviye yönelik raporlarının Bursa Uludağ Üniversite Hastanesi’nden istenilmesi üzerine vücudunda bir adet gazlı bezin unutulduğunun öğrenilmesi üzerine 07.10.2015 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, davalı idare tarafından herhangi bir cevap verilmemek üzere talebin zımnen reddi üzerine uğranılan 100.000,00.-TL manevi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle görülmekte olan iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu olayda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile uyuşmazlığa konu olay için sorumlular hakkında Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’nün 26.01.2016 tarih ve 13888 sayılı yazısına istinaden yürütülen soruşturmaya ilişkin fezleke incelendiğinde, davacının 27.11.2010 tarihinde geçirdiği sezeryan ameliyatı sonrası yara yerinde meydana gelen ağrı nedeniyle hastaneye başvurduğu, başvuru üzerine antibiyotik tedavisi ile birlikte yaranın pansumanının düzenli aralıklarla yapılarak davacının taburcu edildiği, kontrol için yapılan başvuruda ise sezeryan ameliyatına ilişkin yaranın bulunduğu kısmın altında yabancı bir cismin bulunduğu tespit edilerek davacının 22.01.2011 tarihinde ameliyata alındığı, yara altında yer edinen cismin (kare gazlı bez) çıkarıldığı, ancak cilt altında bulunan gazlı bezin sezeryan ameliyatı esnasında mı cilt altında unutulduğu veya ameliyat sonrası yapılan açık yara pansumanları esnasında mı vücutta yer edindiğinin kesin olarak tespit edilemediği, ancak söz konusu gazlı bezin ilgili hastanenin müdahaleleri esnasında vücutta yer edindiğinin tartışmasız olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda; davacı hastanın Bursa Uludağ Üniversite Hastanesi’nde geçirdiği operasyonlar sonrası vücudunda yabancı cismin (kare gazlı bez) herhangi bir şekilde yer edinmesinde şahıs bazında sorumlu olanlar net olarak tespit edilemese dahi, davalı idarece yürütülen hizmette kusur bulunduğu, hizmetin gerektiği gibi işlemediği açıktır. Yeni doğum yapan bebeğini emzirme konusunda sıkıntılar yaşayan davacının, duyduğu elem ve ızdırap hem anne olarak bebeğine karşı yükümlülüklerini yerine getirememek hem de birey olarak vücuduna yapılan olumsuz müdahale nedeniyle duyduğu acıdan kaynaklanmakta olup, manevi zararın taktirinde, hükmedilecek parasal miktarının zenginleşme aracı olmasının önüne geçilmekle birlikte kamu hizmetini yürüten kurumun da kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesi konusunda teşvik edici olması gerekmektedir.

Bakılan olayda, Bursa 3.İdare Mahkemesince her ne kadar manevi zararın giderilmesi için 10.000,00.-TL taktir edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı gibi, taktir edilecek tazminat miktarı simgesel nitelikte olmayıp, hem davacıyı tatmin etmede hem de davalı idareyi verilen zarardan sorumlu tutma konusunda yeterli olmadığı sonucuna ulaşıldığından, 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (07.10.2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idare ve müdahil istinaf başvurularının reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Bursa 3. İdare Mahkemesi’nin 28/12/2016 tarih ve E:2015/1476, K:2016/1828 kararının kaldırılmasına, istenilen 100.000,00.-TL manevi tazminatın 50.000,00.-TL’sının kabulüne, 50.000,00.-TL’sının reddine, aşağıda dökümü yapılan 311,50.-TL yargılama giderinin 155,00TL’sı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.850,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine, 156,50.-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre davacı üzerinde bırakılmasına, 5.850,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3.415,50TL Nisbi Karar Harcının davalı idareden tahsiline, 96,70.-TL müdahil giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan posta avansının karar kesinleştikten sonra ilgililerine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46. Maddesinin (b) fıkrası uyarınca kesin olarak 06/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.